Pazarlamada Veri Kullanımı

Marketing Data

Adobe’un yaptığı bir araştırmada pazarlama departmanlarında iletişim bütçeleri belirlenirken yöneticilerin %49’unun “gut feeling” yani iç güdülerine göre kadar verdiği belirlenmiş. Bu inanılmaz yüksek bir oran. Anketi yapanın Adobe, cevap verenlerin de büyük şirketlerin üst düzey yöneticileri olduğu düşüldüğünde sonuç daha da şaşırtıcı hale geliyor. Bu nedenle pazarlama departmanında veri kullanımı hakkında (benim de kişisel olarak en sevdiğim ve kendimi farklılaştırdığıma inandığım konulardandır) yazmaya karar verdim.

Pazarlama artık 10 yıl öncesinden çok daha farklı. Çok fazla yenilik var. İnternet tek başıma iletişimin yönünü değiştirdi. Artık marka imajı, firmanın verdiği mesajla oluşmuyor. Mesaj firma tarafından veriliyor ve tüketiciler birbirleri ile tecrübeleri hakkında konuşarak markayı konumlandırıyorlar. Yani tüketiciler edilgen değil etken konuma geçiyorlar. Bu nedenle firmalar sürekli yeni bir şeyler denemek zorunda kalıyorlar (online olmasa bile).

İşte bu noktada geçmiş tecrübelere göre hareket etmek oyunu kaybettiriyor. Artık satranç tahtasında at, kale ve fil dışında da taşlar var. Ezbere olan metotlar artık tutmuyor. Yıllardır bütçesinin %40’ını TV, %30’unu açık hava, %30’unu basılı materyallere ayıran firma artık interneti ve artan rekabet yüzünden yaptığı satış promosyonlarını da bu bütçelere katmak zorunda.

İşte bu noktada verilerin analiz edilmesi çok önemli oluyor. Neyin işe yaradığını tecrübe ederek öğrenecek hem paramız hem de zamanımız yok artık. Paramız yok çünkü rekabet daha sert ve marjlar daha düşük. Zamanımız yok çünkü biz tecrübe edinerek bulana kadar yeni bir şeyler çıkıyor ve formül değişiyor.

Verinin önem taşıdığı başka bir nokta da yeni ürün çıkartma işlemi. Pazarlama müdürünün veya genel müdürün talepleri doğrultusunda yeni ürünler çıkartılıyor. Ancak müşteriye sormak, onun fikrini almak da gerekiyor. Yeni çıkaracağınız bir ürünün ambalajını beğenmeniz yetmez. Ambalajı rakip ürünlerle ve benchmarklarla ankete sokup karşılığında veri almanız gerekiyor.

Pazarlama genellikle sosyal bir meslek olarak düşünülür.İnsanlar, markanın hissettirdikleri, ambalajın tasarımı, reklamın güzel görünüşü ile ilgilenirler. Bunlar için elbette sanatsal bir yan olması gerekiyor ancak unutulmaması gereken bunların hepsinin ölçülebileceği ve pazarlamanın sosyal bir iş olduğu kadar analitik bir iş de olduğudur. Geleceğin başarılı liderleri matematikten anlayanlar olacaktır. Her noktasına tamamen hakim olmasa bile anlıyor olması gerekmekte.

Aşağıdaki tavsiyeleri uygulayarak başarılı sonuçlar alınabilir.

– Sadece içgüdülerinize göre karar vermeyin. Sadece verilere göre de karar vermeyin. İkisini her zaman birleştirin. Verisiz tecrübe ve tecrübesiz veri anlamsız olacaktır.

– Her şeyin ölçümünü isteyin. İstisnasız her şey belli bir güven aralığında ölçülebilir. Elinizde hiç veri olmamasındansa en azından güven aralığı düşük bir veri olsun.

– Verileri hem görsel halde (grafiklerle, chartlarla) hem de tablo olarak isteyin. Karar verirken İkisine birden bakın.

– Korelasyon’un ne demek olduğunu kesinlikle öğrenin. (Matematiksel formülünü veya nasıl hesaplandığını bilmenize gerek yok. Sadece ne olduğunu ve nasıl kullanıldığını anlayın).

– Ekibinizde analitik yönü çok kuvvetli birini bulundurun. (Lider her şeyi çok iyi yapan değil, her şeyi yapabilen ekibi bir araya getirip yönetebilen kişidir).

– Verinin geçerliliğini analiz edin. Verinin kaynağını sorgulayın. Örneklemin bütünü temsil edip etmediğini sorgulayın. Ölçümlemede kullanılan metodu sorgulayın.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s